PROJELER

AĞRI'NIN KALBİNE YOLCULUK

ÜNİVERSİTE İLE GELİŞEN KENT

geri dön

Bugüne kadar Ağrı’nın tanıtılması bağlamında birçok proje gerekleştiren İbrahim Çeçen Vakfı, bu defa da Ankaralı fotoğraf sanatçılarını Ağrı’ya davet ederek kentimizi gezdirdi ve fotoğraflarla belgelenmesini sağladı. Deneyimli fotoğrafçılar tarafından çekilen bu fotoğraflar “Ağrı’nın Kalbine Yolculuk, Üniversitesiyle Gelişen Kent” adıyla başlatılan ve fotoğraf sergileri, kitap ve foto sunumlar olmak üzere üç aşamadan oluşan bir proje kapsamında değerlendirilecek. Gezgin ve gezi yazarı Timur ÖZKAN’ın koordinatörlüğünü yaptığı fotoğraf ekibi;

usta fotoğraf sanatçıları Ahmet YAY, Arzu ÖZGEN, Aykut FIRAT, Cihat TAŞKIN, Haluk SARGIN, Murat SELAM, Nuray Özener DEĞİRMENCİOĞLU, Volkan GÜNEŞ ve Zeynep BİNER’den oluşuyordu, IC Vakfı Müdürü Dr. Meral DİNÇER ve koordinatörü Ayça JONES’te ekibe katıldı. IC Vakfı’nın Ankaralı Gezginler Grubu ile yürüttüğü proje çerçevesinde, 13 Mayıs’ta Ağrı’ya gelen fotoğraf sanatçıları, beş gün süreyle kentin merkez ve ilçeleri ile üniversitemizde çekim yaptılar ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde konuk edildiler. Uçaktan iner inmez, ayaklarının tozuyla çalışmaya başlayan fotoğrafçılarımız ilk olarak Yazıcı Barajı’nda ve daha sonra kent merkezine geçerek Cumhuriyet Caddesi ve Atatürk Anıtı’nda çekimler yaptılar.

Ertesi gün, Doğubayazıt’a giden ekip; Ağrı Dağı, Gürbulak Sınır Kapısı, Meteor Çukuru, İshakpaşa Sarayı, Doğubeyazıt Kalesi, Beyazıt Eski Cami, Hani Baba Türbesi ve Nuh’un Gemisinin İzi gibi Ağrı’nın en önemli tarihi ve turistik yerlerini görüntülediler. Sabah saatlerindeki yağmurlu ve kapalı bir hava nedeniyle biraz buruk başlayan çekimler, öğleden sonra havanın açmasıyla şölene dönüşürken Ağrı Dağı’nın her yıl sadece birkaç kez giydiği şapkasıyla verdiği pozlar günün sürprizi oldu. Üçüncü günün sürprizi ise Balık Gölü yolunda gerçekleşti. Taşlıçay’ı geçip Balık Gölü’ne yöneldiğimizde karşımıza çıkan 5 bin koyun ile çobanları, Derecek Yaylasındaki çayın, çayın menderesleri boyunca her fotoğrafçıya nasip olmayacak görüntüler verirken, ekibimiz Tanyolu köyü korucularından Ahmet Artan ve ailesinin ikram ettiği çaylarla yorgunluk attı. Planlanandan uzun süren çekimler nedeniyle programda küçük bir değişiklik yapılarak Diyadin ertesi güne bırakıldı.

Aynı gün öğleden sonra Üniversite’de yapılan çekimler esnasında Rektörlüğü de ziyaret eden fotoğrafçılarımız Rektör Yardımcıları Prof Dr. Telat YANIK ve Prof. Dr. Yücel ÜNAL tarafından kabul edildiler. Genel Sekreterimiz Ali BALKIS’ın da hazır bulunduğu ve çok samimi bir atmosferde gerçekleşen bu kabulde konuk fotoğrafçılarımıza üniversitemizin birer plaketi ile yayınlarından seçmeler hediye edildi. Üniversitedeki çekimler de çok renkli geçti. Özellikle Eğitim Fakültesi’nin resim ve müzik bölümleri ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’nun spor tesislerinde yapılan çekimler değerli hocalarımız ve öğrencilerimizden de büyük ilgi gördü.

Fotoğrafçılarımıza gösterilen ilgi Fen Edebiyat Fakültesi’nin konferans salonunda gerçekleştirilen öğrencilerle söyleşi esnasında da devam etti. Rektör yardımcımız, genel sekreterimiz ve birçok hocamız ile birlikte çok sayıda öğrencinin katıldığı toplantı ekipten dört fotoğrafçının sunumlarıyla başladı. Haluk SARGIN’ın “Moskova”, Murat SELAM’ın “Benim Meskenim Dağlardır”, Ahmet YAY’ın “Filipinler’in Sualtı Dünyası” ve son olarak da Aykut FIRAT’ın “Tanzanya’da Safari” adlı foto sunumlarından sonra toplantıya katılan konuk fotoğrafçılar, öğrencilerin gezginlik ve fotoğrafçılık hakkındaki sorularını yanıtladılar. Her gün olduğu gibi sabahın erken saatlerinde yola düşen ekibimizin, dördüncü gününün ilk durağı olan Diyadin’deki çekimleri de bir sürprizle başladı. Teknik bir arıza nedeniyle 30 metre civarında yüksekliğe fışkıran termal suyun oluşturduğu görsellik, doğa harikası Diyadin Kanyonu’ndaki çekimleri ikinci plana atmadıysa bunun tek nedeni gittiğimiz her ilçede oluğu gibi burada da ekibimizi içtenlikle karşılayan yöre halkının ve özellikle çocukların verdiği birbirinden güzel pozlar olmuştur.

Diyadin’den sonra Hamur’un tarihi kümbetinin fotoğraflarını çeken ve Tutak üzerinden Patnos’a geçen Ankaralı fotoğrafçılar, burada, Süphan Dağı’nı ve Urartu Kalesi’ni görüntülediler. Ağrı’nın fotoğrafçılarımıza sunduğu sürprizler bitmiyordu. Dönüşte, tam da “herhalde göremeyeceğiz” dediğimiz anda karşımıza çıkan kırmızı laleler olağanüstü güzel görüntüler sundular.

Son günü Eleşkirt’e ayıran fotoğrafçılarımız, Çat - Kösedağ geçiş bölgesindeki Gözaydın köyü ile Hayrangöl havzasındaki Hayrangöl köyünde yaptıkları çekimlerden sonra -bir son dakika sürprizi olarak- Kösedağ eteklerindeki Çiftepınar’da denk geldikleri köy düğünüyle, kent merkezi ve yedi ilçeyi kapsayan programlarını tamamlamış oldular.

Bazıları ilk kez Ağrı’ya gelen konuk fotoğrafçılar, burada yaptıkları çekimlerde, yöre halkının kendilerine gösterdiği samimiyet sayesinde, fotoğrafın ana unsurlarından olan insan öğesini ön plana çıkarmaktan çok memnun olduklarını ve bu samimiyetin düzenlenecek sergilere, hazırlanacak foto sunumlara ve yayımlanacak kitaplara ayrı bir değer katacağına inandıklarını” ifade ettiler.

Organizasyonun mükemmelliğinden ve gösterilen ev sahipliğinden duydukları memnuniyeti de sık sık dile getiren konuklarımız, başta projenin sponsorluğunu üstlenen İbrahim Çeçen Vakfı’nın Müdürü Yrd. Doç. Dr. Meral DİNÇER ve Vakıf Koordinatörü Ayça JONES ile Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Genel Sekreteri Ali BALKIS’a şükranlarını sundular.

Ağrı’nın doğal, tarihi, kültürel ve sosyal güzelliklerinin yanı sıra Ağrı Mutfağı’nı tanımaktan mutlu olduklarını belirten konuklarımız; bu güzellikleri kendilerine tanıtan ve beş gün boyunca kendilerine rehberlik eden Ağrı gönüllüsü Servet ASLAN ile tamamı 990 kilometreyi bulan bu yoğun programı aksatmadan uygulayan Üniversitemizin ulaşım sorumlusu Turan DEMİR’e teşekkür ettiler.

Yoğun olduğu kadar oldukça yorucu geçen programın ilk akşamı müzik ziyafeti sunan Vakfın bursiyerlerinden Maksut ÇAVLU ve Ömer ÖZTÜRK ile Vakfın katılımcılar için hazırladığı sertifika seramonisi esnasında ikram edilen unutulmaz sufleleri hazırlayan konukevinin restoran şefi Salih TAŞDEMİR’de değerli konuklarımızın takdirini kazandı. Ve Ağrı Mutfağı…Konuklarımızın, Üniversitemizin Konukevi’nden başka Doğubeyazıt’ta Evin ve Patnos’ta Sofra Kebap Salonu ile Ağrı’da Başak Restoran’da tatmak fırsatı buldukları yöresel yemekler arasında Çiriş Çorbası ve Abdigör Köftesi ile birlikte kebap çeşitleri öne çıkan lezzetler oldular.

Projeye katılan fotoğrafçıların kendi ifadeleriyle “Anadolu’nun İsviçre’si” olarak tanımladıkları Ağrı’dan ayrılırken artık kendilerini birer fahri Ağrı hemşerisi kabul ettiklerini söyleyen ekibin koordinatörü Timur ÖZKAN “Ağrı’nın tanıtılmasını amaçlayan bu proje kapsamında, bundan sonra Ankara İstanbul, İzmir, Antalya ve Ağrı’da olmak üzere beş fotoğraf sergisi planladıklarını, ilk sergiyi turizm sezonunun en yoğun dönemi olan Temmuz Ağustos aylarında Antalya Havalimanı’nda açacaklarını, bunu diğerlerinin izleyeceğini, çektikleri fotoğraflardan oluşan prestij kitabını ise en geç yılbaşına kadar yetiştirmeye çalışacaklarını, bunlarla da yetinmeyeceklerini, projeye katılan tüm fotoğrafçıların düzenleyecekleri kişisel sergilerle, katılacakları yarışmalarla ve yapacakları foto sunumlarla Ağrı’nın tanıtılması için çabalarını sürdüreceklerini” söyledi... Ağrı’nın Kalbine Yolculuk Yapan Fotoğrafçılarımız: (Fotoğraflar: Cihat TAŞKIN, Timur ÖZKAN)