PROJELER

AĞRI SANATLA BULUŞUYOR

AĞRI SANATLA BULUŞUYOR

geri dön

Bir şehrin, bir yörenin tanıtımının en etkin yollarından birisi de sanattır. Bu anlayışla yola çıkan IC Vakfı geçen sene Ağrı’nın Kalbine Yolculuk Fotoğraf Projesi’ni gerçekleştirmişti. Bu sene de Ağrı Sanatla Buluşuyor Projesini yapmaya karar verdik. Öyle bir şehir düşünün ki tarih boyunca çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış, adını heybetli dağından alan, yılın altı ayı kar altında – 40 derecelerde yaşam mücadelesi veren müstesna bir şehir: Ağrı. Yüzyıllardır kavimlerin ve araştırmacıların dikkatini çeken Ağrı Dağı, efsanelere, mitolojiye, türkülere ve romanlara konu olmuştur. Öyle ki Hz. Nuh ve beraberindekilerin bindiği geminin, sular çekilince bu dağda karaya oturduğu efsanesi kutsal kitaplarda söylene gelmiştir.

5165 metreyle Avrupa’nın en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı, dağcılık sporuyla ilgilenenlerin aradığı bütün özelliklere sahip ve dünyada dağ turizmi bakımından çok önemli potansiyele sahip volkanik dağlarından biridir. Binlerce yerli yabancı dağcının tırmanış yaptığı Ağrı Dağı’nın yekpare yükselişi onun görkemini arttırarak, heybetli bir görünüm sergiler.

Tarihi İpek yolunun buradan geçmesinin ayrı bir değer 7 kattığı Ağrı’da muhteşem mimarisiyle İshak Paşa Sarayı sizi büyülerken, Urartu Kalesi ve Eski Beyazıt Camii ile Ahmedi Hani Türbesi ruhunuza mistik bir hava katacak, Diyadin’deki Meya mağaraları 3000 yıllık elle oyulmuş kaya evlerine bakarak tarihin derinliklerine gitmek, termal kaplıcalarında şifa aramak, deniz seviyesinden 2.250 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksekteki gölü olan Balık Gölü’nün doyumsuz manzarasına dalmak, dünyanın 2. büyük meteor çukuru ve Hamur Kümbeti’ni incelemek, Ağrı Dağı’nın yanı sıra Süphan Dağı ve Kösedağı’nın tadını çıkarmak sizleri Ağrı’nın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini yaşatacaktır. İşte böyle bir şehrin tanıtımı için sanattan yola çıkarak, bu kapsamda konularında tanınmış ve değerli 9 ressam hocayı Ağrı’ya getirip, Ağrı’nın tüm ilçelerini ve önemli yerlerini gezdirerek resmetmelerini istedik.

Küratörlüğünü Gültekin Serbest’in yaptığı projede Abidin Celal Binzet, Bünyamin Balamir, Funda Açıkgöz, Gültekin Serbest, Hayati Misman, Müjgan Ö. Yılmaz, Nermin Alpar, Saadet Gözde ve Zafer Gençaydın hocaları Ağrı’ya davet ettik. Ressamlar Ağrı’nın resimlerini yaparken, öğrenciler, gençler ve aslında tüm ilgilenenler de bizzat onları izleyerek, bu açık atölye şeklindeki çalışmanın çok keyifli ve coşkulu bir ortamda olmasını hedefledik.

Proje başında resim eğitimi bölümü hocaları Prof Dr. Yusuf Çetin, Tamer Tuğrul, Naci Edi, Fuat Ayık, Esra Dağtekin ve Fatih Karip kendi atölyelerini açarak, öğrencilerin yaptıkları hakkında bilgi verdi. Tüm ilçeler gezildikten sonra atölyelere dağılıp resimlerini yapmaya başlayan sanatçılar öğrenciler tarafından izlenirken, bir yandan da sorulara cevap verdi. Öğrenciler farklı tarzlarda resimlerin nasıl yapıldığını hem görerek, hem de sorarak bilgilenme imkanı buldu. Değerli hocalarla bir arada olmak, sanatçı gözüyle Ağrı’yı resmettiklerini gözlemlemek çok önemli bir deneyim oldu.

Yapılan tüm Ağrı resimlerini Gültekin Serbest hocanın küratörlüğünde İstanbul, Antalya, Ankara’da sergilemeyi planlıyoruz. Ayrıca bu etkinlik sırasında dereceye giren AİÇÜ Öğrenci Kulüpleri projelerini tamamlamış olup kapanışlarını Ağrı Sanatla Buluşuyor projesi içerisinde gerçekleştirmişlerdir. Müzik Kulubü projesi “AİÇÜ Söylüyor - Ağrı için Çal” sosyal medyada hızla yayılmakta olup büyük izlenme gerçekleşmiş ve olumlu dönüşler alınmıştır. Tiyatro Kulübü 7 ilçe ve son oyun Ağrı merkezde iki seansta
gösterilerini sunmuş olup toplam 5.000’den fazla seyirciye ulaşmıştır. Eğitim Kulübü “Masumluğun Şehrimize Bulaşsın Ey Çocuk” isimli projeleri ile 6 köyden 103 köy çocuğuna ulaşmıştır. IHYA kulubü son sınıf lise öğrencilerine üniversitemiz tanıtımı başarılı bir şekilde tamamlanmıştır.

Ağrı’nın tanıtımı için kurguladığımız resim sanatı ile başlayan bu proje gençlerin ve hocaların da görüşleri ve katılımı ile müzik, tiyatro, fotoğrafı da içine alan bir sanat şölenine dönüştü. 60 metre uzunluğunda patiskaya çocuğu, yaşlısı, resim yapan yapamayan herkesi Sevgi Yolu etkinliğine katan, Fotograf Kulübü Fotograf Sergisini, atık malzemelerden sanat çalışmaları gerçekleştiren, köyünde muhtarın sofrasını açan ve projemizin de afişini yapan Mustafa Barkın Garip’e, Bu projenin hemen her aşamasında yanımızda olan Naci Edi ve Numan Aktaş hocaya, Ebru ve batik yapımını gösteren Hakan Aydın’a, Muhteşem piyano resitali ile Mekhriban Mamedaliyeva
hocaya, Akapella korosu, Ağrı türküleri korosu etkinlikleriyle Mamed Mamedaliyev hocaya, Ağrının Kalbine Yolculuk Fotograf Sergisi’ni organize eden ve Tanzanya’da Safari slayt gösterisi yapan Timur Özkan’a, Müzik Kulübü’nden Fırat Aydın, Volkan Aydoğan, Devlet Yıkılmaz, Dara Abdullah, Emre Ertosun, Oğuzhan Gürel, Erekwan Mehmetoğlu, Muhammet Orhan’a Tiyatro Kulübü’nden Murat Kaya, Hami Açıkgöz, enfes çiğ köftesi ile M. Fuat Yıldırım’a, Ülkelerinin danslarını sergileyen Azerbaycan, Türkmenistan ve Burundi’li yabancı öğrencilere, İlkokulumuzda resim ödülleri alan öğrencilerle projemizi destekleyen ilkokulumuz müdürü İsmail
Durak’a, Taşlıçay’da bizi ağırlayan Kaymakam Ejder Demir’e, Doğubeyazıt’ta bize unutulmaz şekilde ağırlayan Begüm Kaçmaz’a, Yaptığı çiğ köfte ile Şahin Turgut’a ve tüm Uluslararası İlişkiler Kulübü’ne, Proje boyunca ulaşımımızı sağlayan Turan Demir’e, Her şeye koşturan, tüm sorunları anında çözen vakfımızın üniversite temsilcisi Güven Karakaya’ya bu projede yanımızda olan ismini sayamadığımız tüm gençlere ve üniversitemizde her türlü desteği sağlayan bu projeyi birlikte gerçekleştirdiğimiz üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İrfan Aslan, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yücel Ünal ve Genel Sekreterimiz Ali Balkıs’a sonsuz teşekkürlerimizle..


Şu bir gerçek ki gençler yanımızda olmasaydı, bu proje bu kadar keyifli ve başarılı olamazdı. Emeğini, yüreğini katan, Ağrı için, üniversitemiz için yanımızda olup katkı sağlayan herkese teşekkürler.

AĞRI SANATLA BULUŞTU

Timur ÖZKAN

Ağrı için yaptığı sosyal ve kültürel projelere bir yenisini ekleyen İbrahim Çeçen Vakfı’nın organize ettiği “Ağrı Sanatla Buluşuyor” etkinliği 20-30 Mayıs 2016 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca kentte sanat rüzgarları eserken Ağrılı öğrenciler resim sanatının usta isimleriyle tanışma ve çalışmalarını izleme fırsatı buldular.

Küratörlüğünü Gültekin Serbest’in yaptığı proje kapsamında Ağrı’ya gelen Abidin Celal Binzet, Bünyamin Balamir, Funda Açıkgöz, Gültekin Serbest, Hayati Misman, Müjgan Ö. Yılmaz, Nermin Alpar, Saadet Gözde ve Zafer Gençaydın Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi tarafından konuk edildiler. Vakıf Genel Müdürü Meral Dinçer; “Bugüne kadar Ağrı’nın tanıtılması bağlamında birçok proje gerçekleştiren İbrahim Çeçen Vakfı, bu defa da resim sanatının usta isimlerini Ağrı’ya davet ederek hem kenti tanımlarını hem de Ağrılı sanatseverlerle buluşmalarını amaçladı. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin öğrencileriyle birlikte atölye çalışmaları yapan, ayrıca Ağrı’nın tarihi ve turistik değerlerini tuvallerine yansıtan ressamlarımıza teşekkür ediyoruz. Daha sonra bu resimlerin Türkiye’nin çeşitli kentlerinde sergilenmesi ve katalog haline getirilmesi de planlarımız dahilinde bulunuyor” dedi.

Etkinliğin koordinatörü Gültekin Serbest, Resim Sanatının farklı tarz ve üsluplarıyla öne çıkan çok değerli isimlerinden bir ekiple Ağrı’ya geldiklerini, kenti gezerken karşılaştıkları güzellikleri tuvallerine aktarmaktan mutlu olduklarını belirtti. Serbest Ağrı izlenimlerini şöyle özetledi: “Burada gördüğümüz ilgi doğru bir iş yaptığımızı gösterdi, yetenekli ve hevesli genç ressamlarla tanıştık. Ayrıca gerek yöre insanının gerekse öğrencilerin gösterdiği ilgi ve konukseverlikten çok hoşnut kaldık, bize bu olanağı sağlayan Vakıf yöneticilerine ve etkinliğe katılan tüm ressam dostlarımıza teşekkür ederiz. Etkinliğe katılan ressamlardan Hayati Misman’a göre ise Anadolu üniversiteleri beklentilerin üstünde bir performans sergiliyorlar ve gerçekleştirilen etkinlik de bu performansın artırılması yönünde önemli bir katkı
sağlayacak. Her şeyden önce Ağrı’da büyük ve modern bir üniversite bulmaktan memnun olduğunu, AİÇÜ’nün bir vakıf üniversitesi değil de hayırsever bir işadamı tarafından yapılarak devlete bağışlandığını öğrenmekten de özel bir mutluluk duyduğunu belirten Ressam Zafer Gençaydın, bundan sonraki hedefin üniversite yerleşkesini heykellerle donatmak ve Ağrı’ya ise Çağdaş Sanatlar Müzesi kazandırmak olması gerektiğini söyledi.

“Sanat, insanı insan yanıyla buluşturur, dünya barışını sağlayacak olan tek ve en etkili yoldur. Sanatı buraya getirenler, yöreyi sanatla, sanatçıları öğrencilerle buluşturanlar çok önemli bir iş yapmaktadırlar” şeklinde konuşan Ressam Bünyamin Balamir, Anadolu’nun uzak bir köşesindeki bir kentin ve bir üniversitenin çağı yakalama gayretlerine tanıklık etmekle kalmayıp katkı vermekten memnuniyet duyduklarına ifade etti. Her fırsatta güzel ülkemizi tanımayı, değişik köşelerini gezmeyi sevdiğini söyleyen Abidin Celal Binzet ise hem merak ettiği bir kent olan Ağrı’yı görmüş olmaktan hem de kısa süreliğine de olsa öğrencilerle kurdukları iletişimden çok memnun kaldıklarını dile getirdi.

Etkinliğe İstanbul’dan katılan Ressam Müjgan Ö. Yılmaz ile Ankara’dan katılan ressamlardan kendi çocukluğu Ağrı’da geçen Saadet Gözde ve diğer konuklar Nermin Alpar ve Funda Açıkgöz ise doğunun gizemli kenti Ağrı’yı kadın gözüyle tuvallerine yansıttılar. Düzenlenen etkinlik konuk ressamlar kadar akademisyenleri ve öğrencileri de memnun etti. AİÇÜ Eğitim Fakültesi’nin araştırma görevlilerinden Naci Edi, Üniversitenin tarihinde ilk olarak düzenlenen böyle bir etkinlikten dolayı bu dönemin öğrencilerinin çok şanslı olduklarına dikkat çekerken etkinliğin öğrenciler tarafından büyük bir ilgi gördüğünü söyleyen Araştırma Görevlisi Esra Dağdelen ise konuk ressamlarla gerçekleştirilen atölye çalışmalarının kendileri için bulunmaz bir fırsat olduğuna inandıklarını belirtti. Üniversite’nin 2015-16 yılı mezuniyet etkinliklerine de katılan konuk ressamlar; Ağrı’da bulundukları süre içinde şehir merkezinden başka Doğubayazıt, Diyadin, Taşlıçay, Patnos, Eleşkirt ve Tutak ilçelerini de gezerek incelemeler ve mesleki gözlemler yaptılar. 

ATÖLYE ÇALIŞMALARI 

Ağrı’nın tüm ilçelerini gezen ressamlar, daha sonra Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Resim Eğitimi Bölümündeki atölyelerde izlenimlerini tuvallerine yansıttılar. Açık atölye şeklinde süren etkinliklerde öğrenciler sanatçıları daha yakından tanıma imkanı bulurken, ayrıca farklı teknikleri de gözlemleme imkanı buldular. Öğrencilerin sorularına da cevap veren ressamlar, yoğun ilgiyle zevkli bir çalışma ortamında resimlerini yaptılar.

ATIKLARDAN SANAT ÜRÜNÜ YAPMA

Öğr.Gör. Fuat AYIK

Küreselleşen dünyamızda her bireyin yaşadığı mensup olduğu toplumun kültür ve sanat değerlerini bilmesi anlaması, değerlendirmesi, başka ülkelerin sanat ve
kültürel değerlerini ve varlıklarını kıyaslayabilmeleri gereksinimleri vardır. Günümüz teknolojisi araç ve gereçlerini kullanma bilgi çağı insanlarının estetik düşünmeyi bilmeyi, yapmayı, olmayı ve birlikte yaşamayı öğrenmeleri gerekir. Sanat bu bağlamda önemli katkılar sağlamaktadır. Bu sebeple sanatın sadece yeteneği olan bireylerle ilgili alan olmaktan çıkartılıp her bireyin sanat etkinliklerine katılımının yolları aranmalıdır. Bu sebeple üniversite gençlerinin sanata dolaylı olduğu kadar doğrudan katılımını da sağlamak amacıyla batik sanatımızın tanıtımı yapıldı ve sanatın işlevsel yönü oldukça ilgi gördü. Ayrıca yine atık malzeme değerlendirilmesi ile üniversite gençleri arasında çevre bilinci oluşturma, yine kolay bir teknikle uğraş terapi yöntemi ile gençlerimizin estetik ve güzel olana dönüştürmesi büyük ilgi gördü.

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE ZİYARET 

Ağrı’yı gezdiğimiz sanatçılarla Ağrı İl Sağlık Müdürü Dr. Cesim SOLHAN’ı da ziyaret ettik. Eski bir IC Vakfı bursiyerimiz olan Dr. SOLHAN Ağrı’nın sağlık konuları hakkında bilgi verdi.

İBRAHİM ÇEÇEN İLKOKULU’NU ZİYARET

Ağrı Sanatla Buluşuyor kapsamında sanatçı hocalarla İbrahim Çeçen İlkokulu ziyaret edildi. Okul müdürü İsmail Durak ve idari kadro ilkokulda yapılan sanatsal etkinlikleri anlattıktan sonra, resim konusunda derece alan öğrencilerle tanıştırdı. Öğrenciler yaptıkları resimlerde ne anlatmaya çalıştıklarını ifade ederek, resim yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirttiler.

ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER KULÜBU

Uluslar Arası İlişkiler Kulübü ile Ağrı Gençlik Merkezi’nde bir araya gelen sanatçılar; öğrencilerin çiğköfte sürpriziyle karşılaştı. Gençlik Merkezi’nin sıcak ortamında konuklar öğrencilerle yaratıcılık, üretkenlik, sanatın ifadesi gibi konularda sohbet imkanı buldular.

VİDEO VE FOTOĞRAFÇILIK KULÜBÜ

Mustafa Barkın GARİP

Video ve Fotoğrafçılık Kulübü Başkanı Video ve fotoğrafçılık kulübü olarak 2015- 2016 eğitim öğretim yılında faaliyete başlamış bulunmaktayız. Kulübümüzün kuruluş amacı ilimizde ve üniversitemizde fotoğraf ve video sanatını bir araç olarak kullanarak insana ulaşmayı, hayatı güzelleştirmeyi, hayatın renkli ya da siyah beyaz yönlerini ortaya koymaktır.


Başta çok zengin bir doğaya ve kültüre sahip olan ilimiz ve üniversitemiz olmak üzere bölgemizin güzelliklerini gerçekleştirdiğimiz projelerimiz ile izleyici ile buluşturmaya çalıştık. Bu kapsamda ocak ayı içerisinde kulüp üyelerimize ve diğer katılımcılara temel fotoğrafçılık eğitimi verdik. Mayıs ayı içerisinde IC Vakfı’nın gerçekleştirdiği Ağrı Sanatla Buluşuyor projesi kapsamında video ve fotoğrafçılık kulübü olarak bir yıl boyunca çekmiş olduğumuz fotoğraflarımızı izleyici ile buluşturma imkanı bulduk. Resim sanatında klasik anlayışın doğayı olduğu gibi yansıtma anlayışı yetenekli insanların yapabileceği anlayışını oluşturdu.

Böylece insanlar sanattan uzaklaştı. Oysaki çağdaş sanat anlayışı çocukların büyüklerin kendiliğindenlik ürünlerin ilham alarak simge ve sembollerin diliyle kavramsal boyutta resimler yaptılar. Yetenek ortadan kalktı. Bu maksatla çocuksu çizimlerle kendiliğindenlik sevgi yolu etkinliğiyle çocuksu resim yaparak duygularını ifade etmek oldukça ilgi gördü. Üniversite gençliği çizmeye yöneldi. Sevgi yolu etkinliğinin ısrarla tekrarlanması gerektiğini belirterek öğretmen adaylarının çocuksu resimlere yönelmeleri ve onun ne kadar değerli olduğunu bilmeleri gerekmektedir. Etkinlik sonunda büyük küçük, kadın erkek, sanatı seven ya da hiç ilgisi olmayan gençlerin eğlenerek resimler yaptığı, önceki resimlere göndermeler yaptıkları ya da tamamlamalar yaptıkları renkli bir etkinlik ortaya çıktı. Bir hafta süren faaliyetler boyunca resim, fotoğraf, tiyatro, müzik, halkoyunları gösterisi gibi çok çeşitli sanatsal etkinlikler gerçekleştirdi. Video ve fotoğrafçılık kulübü olarak bu güzel organizasyonun bir parçası olmaktan büyük keyif aldık. Başta IC Vakfı’na, bölümümüz öğrencilerine, kulüp üyelerimize ve katkısı olan her sanatsevere çok teşekkür ederim. Ayrıca sergi alanında bize müzikleri ile eşlik eden müzik kulübü üyelerine katkılarından dolayı teşekkür ederim.

ÜNİVERSİTEMİZDE PİYANO RESİTALİ

Azerbaycan Devlet Sanatçısı, Bakü Müzik Akademisi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oqtay ABBASQULİYEV’in anısına düzenlenen resitalde üniversitemiz Öğr. Gör. Mehriban MEMMEDALİYEVA, Wolfgang Amadeus MOZART, Sergey RAHMANİNOV, Frederic CHOPİN, Kara KARAYEV gibi dünyaca ünlü bestecilerin eserlerinden seçkileri dinleyicilerle buluşturdu.

Prof. Dr. ABBASQULİYEV’in öğrencisi olan Öğr. Gör. MEMMEDALİYEVA dinleyicilere doyumsuz bir müzik keyfi yaşattı. Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda Müzik Kulübü Öğrencilerinin düzenlediği resitalde, İbrahim Çeçen Vakfı Müdürü Yrd. Doç. Meral DİNÇER, “Ankara’daki Vakfımızda bulunan piyonomuzun üniversitemiz Müzik bölümünde olmasının çok daha anlamlı olacağını düşünerek, Vakıf Yönetim Kurulu olarak Üniversitemize hediye edilmesine karar verdik. Şimdi görüyorum ki piyanomuz artık çok doğru bir yerde. Üniversitemizin tanıtılması adına çok güzel işler yapan Müzik Kulübüne ve bugün bize inanılmaz bir müzik ziyafeti veren değerli hocamıza çok teşekkür ediyoruz” dedi ve Öğr. Gör. MEMMEDALİYEVA’ya çiçek ve plaket takdimi etti.

TANZANYA SAFARİ İZLENİMLERİ

Bugüne kadar 13 gezi ve araştırma kitabı yazan, 16 gezi kitabının de editörlüğünü yapan gezgin ve gezi yazarı Timur Özkan, A. İ. Ç.Ü. öğrencileriyle buluştu.
Vakfımızın konuğu olarak Ağrı’ya gelen Özkan, 24 Mayıs 2016 tarihinde, Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirdiği sunumunda; Tanzanya’nın Serengeti Ulusal Parkı’nda yaptığı foto safari gezisinin izlenimlerini paylaştı ve ayrıca öğrencilerin sorunlarını yanıtladı.

Serengeti’nin, Afrika’nın en popüler safari rotalarından biri olduğunu belirten Özkan safari sürecinde çadırlarda konaklayarak vahşi yaşama tanıklık ettiklerini, ayrıca aralarında “Beş Büyük” olarak adlandırılan fil, leopar, bufalo, aslan ve gergedanın da bulunduğu pek çok vahşi hayvanla birlikte Afrika’nın doğasını fotoğrafladıklarını anlattı.

Üniversitemiz öğrencilerinin gezi etkinlikleri hakkında da bilgi alan Özkan, öğrencilerimizin gerek ülke içinde gerekse yurt dışına gezi düzenliyor olmalarından memnuniyet duyduğunu, bu gezilerin artarak ve çeşitlenerek devam etmesini dilediğini ifade etti.

SANATÇI BÜNYAMİN BALAMİR’İN KALEMİNDEN PROJEMİZ

Bulutların üstünde bulutların ülkesine gidiyorduk. Yaz yağmurlarının suladığı yeşilin tonlarında, kır çiçeklerinin bahar sarhoşluğunu göreceğimizi bilmiyorduk. Sevda türkülerinin ay ışığına yazılmış ezgilerinde kalan duygularım, beni benden alıyordu. Ülkemin doğusunda bilmediğim yerlerin hayalimdeki varlığı gerçeği ile buluşacaktı. Rüyaların ötesinde bir şehre gidiyorduk, Ağrı’ya gidiyorduk. Temiz bir mavinin bulutların beyazında aklandığı gökyüzünden, yeşilin tonlarında zenginleşen yeryüzüne indiğimizde Ağrı’daydık.

İbrahim Çeçen Vakfı’nın “Ağrı Sanatla Buluşuyor” sloganıyla düzenlediği resim çalıştayı için Ağrı’daydık. Gültekin Serbest küratörlüğünde, A. Celal Binzet, Bünyamin Balamir, Funda Açıkgöz, Gültekin Serbest, Hayati Misman, Müjgan Ö. Yılmaz, Nermin Alpar, Saadet Gözde ve Zafer Gençaydın katılmışlardı bu etkinliğe ve on gün sürecekti.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Kampüsü şehrin biraz dışında geniş bir düzlükte yer alıyordu. Daha önce fotoğraflarda gördüğüm kapısından girmek, duygularımı gerçekle düş arası bir yolculuğa götürüyordu. Konukevi’ne yerleştiğimizde Akdeniz Sahillerinde bir yere tatile gelmiş gibiydik. Ankara’dan buraya bizimle gelen Meral Hanım ve yardımcısı Dilek,sanki evlerinde misafirleriymişiz gibi davranıyorlardı. Saygı ve değerin doruklarında bir sevgiyle yaklaşıyorlardı bizlere. Misafirperverliğin unutulmamış anlamını yaşatıyorlardı. Ve on gün boyunca sevgi dolu gülen yüzlerinin sıcak dostluğunda kendimizi mutlu hissedecektik.

Günler geçtikçe Ağrı insanlarının da onları ne kadar sevdiklerini ve saygı duyduklarını görecektik. Sevginin evrensel boyutunda insanı sevmekti bu. Meral Dinçer Ağrı’da, saygın iş adamı İbrahim Çeçen Bey’i de anıyor ve anılmasına da vesile oluyordu her gününün etkinliğinde. Dilek Şahin her birimizin asistanı gibiydi, öylesine koşturuyordu bizler için; Yüreğindeki sevgi kanatlanıp konuyordu varlığımıza. Meral Dinçer’in sevgi ve saygı dolu duruşunun asil zarafetinde kendimizi güvende hissediyorduk. Ve günlere dağılan gezilerimiz. İshak Paşa Sarayı, Beyazıt Camii, Ahmedi Hani Türbesi, Doğubeyazıt, Diyadin Kanyonu, Meya Mağaraları, Kaplıcalar, Tokluca Kalesi, Balık gölü, Taşlıçay, Yaylalar, Ağrı Dağı, Patnos, Aydır Gölü, Süphan Dağı, Eleşkirt, Ulupamir Kırgız Köyü, Yığılıtepe, Toprak Kale, Yukarı Apazar Köyü, Hamur Kümbeti ve diğerleri. Her yerde bu coğrafyanın insan öyküleri. Ulupamir köyünün Orta Asya’ya uzanan çizgisinde bizlerde bıraktığı iz. Mekriban Memmedaliyeva’nın piyano resitalinde,
Ağrı’da Mozart’la buluşturuyorduk. 

Müzik Kulübü film gösterimi, Akapella, Ağrı Türküleri ve Folklordan, spor gösterilerine uzanan Üniversite Şenliğinde tiyatroda kahkahalarla buluşuyorduk. Azerbaycan’dan,
Türkmenistan’dan ve Afrika ülkesinden öğrencilerin yöresel danslarında dünyada bir yolculuğa çıkıyorduk. İnsan sevgisinde hayatla buluşmaktı bu; Çorum, Yozgat, Diyarbakır, Adıyaman, Kırşehir, Erzurum, Şırnak, Kars ve daha başka illerden de öğrencilerin olması, Ağrı’yı ve İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni daha da anlamlı kılıyordu. Doğudan Yükselen Güneş diyorlardı. Haklıydılar bu anlamı taşımakta. Aydınlık, bilge, kararlı, üretken ve bilinçli çalışkan öğrencileri görmek, onlarla on gün geçirmek, onların saygınlığında sevgiyi yaşamak da insanı sevmekti. Öğrencilerin uluslararası etkinlik projeleri de övgüye değerdi. Eğitim Fakültesi Resim Bölümü öğretim elemanları ve öğrencilerinin bizlere atölyelerini açmaları, saygının sanatla buluşmasında özel bir sevgiye dönüşüyordu. Akşam yemeklerimizde öğrencilerin canlı müzikleri unutulmazdı. Ve nasıl da yürekten yapmıştık resimlerimizi, Ağrı’yı sanatın görsel anılarında yaşatmak için. Ağrı’ya hak ettiği saygınlığı sanat yoluyla da vermek için. Ağrı’yı sanatla buluşturmak için.Ve on gün sonra, buruk bir veda. Ayrılık şarkılarının duygu derinlikleri;”Sizi özleyeceğiz” sözlerinin insan sevgisindeki anlamı, anılarda kalan bir mutluluk. Bulutların üstünde bulutların şehrinden dönerken yeşilin tonları gerilerde kalıyordu. Kulağımızda piyano resitali, dilimizde türkülerimiz ve İNSANI SEVMEK’ti hayatın anlamı rüyaların ötesinde yaşamak için.

BEGÜM VE AİLESİ’NİN AĞRI YEMEKLERİ ZİYAFETİ

IC Vakfı olarak 20 - 30 Mayıs tarihleri arasında Ağrı’ nın tanınırlığını arttırmak amacı ile yapmış olduğumuz sosyal ve kültürel projemiz “Ağrı Sanatla Buluşuyor”
kapsamımda Ağrı’ya götürdüğümüz 9 değerli ressamın ilk gezi gününde istikamet İshakpaşa Sarayı, Beyazıt Camii ve Ahmet-i Hani Türbesi idi.

Sabah üniversite kampüsünden başlayan yolculuğumuza AİÇÜ Hocaları, Müzik Kulübü ve Tiyatro Kulübü öğrencileri de eşlik ettiler. Kalabalık bir ekiple öğlen saatlerine kadar yapılan gezide, ressamlarımız gözlemlerini ve gittikleri yerlerin tarihi bilgilerini alıp, eskizlerini çizdiler. Artık öğle yemeği zamanı idi. Doğubayazıt’ın halka açık piknik alanı Lalezar’da misafirlerimizi bir sürpriz bekliyordu. Bugüne kadar burs verdiğimiz ve mezun olmuş binlerce bursiyerimizden birisi olan Fatma Begüm Kaçmaz. Doğubeyazıtlı Begüm, önce öğretmenlik sonra hukuk okumuş şimdilerde İstanbul da avukatlık yapmakta, ailesi ise halen Doğubeyazıt’ta ikamet etmektedir. Bu sürprizin temeli İstanbul Bursiyer Buluşmasında kurgulamıştı. Kendisi Ağrı Sanatla Buluşuyor Projesine bir yerinde dâhil olmak istiyordu. Sanatçıların Ağrı’da olduğu tarihlerde o da İstanbul’dan Doğubayazıt’a ailesinin yanına gelmiş öğlen yemeği organizasyonunun yaparak, misafirperverliğini göstermişti.

Anne ve teyzesi bizler için dağlardan toplamış oldukları özel bitkilerle pişmiş gırar (yayla) çorbası, Ağrı’nın en meşhur yemeği olan abdigör köftesini ve tabi olmazsa olmaz dönerini tatsal ve görsel bir şölen şeklinde hazırlamışlardı. Ve tabi Begüm’ün ince zevki ile IC Vakfı logosu üzerinde baklava ikramı! Tüm misafirlerimiz bu denli gönül bağının nasıl olabileceğini anlamaya çalışırken çok hoş sohbetlerle öğle yemeği yenildi. Begüm’ün tüm ailesinin katılımıyla gerçekleşen yemekte hepsini ayrı ayrı tanıma fırsatı da bulduk. Ev hanımı bir anne, tır şoförü bir babanın hepsi okumuş değişik üniversiteleri bitirmiş 7 güzel çocuğu. İçlerinde Türkiye’nin sayılı Ağrı’nın ilk kadın pilotlarından olanı bile var.

Ne güzel bir sofraydı bir tarafta Türkiye’nin sayılı ressamları, diğer tarafta üniversitenin çok değerli hocaları, pırıl pırıl üniversitemizin gençleri ve bizi ağırlayan muhteşem bir aile. IC Vakfı olarak çok teşekkür ederiz Sevgili Begüm ve Kıymetli Ailesi….

AĞRI’YA GELEN SANATÇILARDAN SAADET GÖZDE 45 YIL SONRA MEZUN OLDUĞU OKULDA

1964-1971 yılları arasında ilk gençlik zamanlarını geçirdiği yatılı, o zamanki adı Ağrı Kız Meslek Lisesi şimdiler de Öğretmen Nurgül Gelturan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Sayın Kürşat Akdeniz tarafından okulunda karşılanmış; Öğrenci Saadet İpek’ e (GÖZDE) okulu, sınıfı, yatakhane ve yemekhane olan bölümler gezdirilip 1971 diploma defterinin resim bölümü mezunları ile birlikte olan sayfasının fotoğrafı hediye edilmiş ve yeni dönem öğrencilerle buluşturulmuştur.

Türkmenistan, Burundi ve Azerbaycan’dan gelip, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde okuyan yabancı öğrenciler,
kendi geleneksel kıyafetleriyle halk danslarını sergilediler.

AİÇÜ Mezuniyet törenine katılan “Ağrı Sanatla Buluşuyor Projesi” sanatçılarının teşekkür plaketlerini Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Demirayak verdi.